Hallo Berlin, merhaba herkes!
82Berlin’i tek bir sebeple kurduk: gülmek ve güldürmek. Berlin’de Türkçe konuşan, Türkçe gülen kocaman bir kalabalık vardı ama ona ait bir komedi sahnesi yoktu. “Bunca zamandır niye yok yahu?!” dedik ve kendimiz kurduk.
Göçmenlerden oluşan bir ekibiz. Yazarlar, podcast’çiler, mizahın başka köşelerinden gelenler, sahneye ilk kez çıkıp dizleri titreyenler ve artık titremeyenler… Gurbetin halini, bürokrasiyi, iki dil arasında kalmayı ve en çok da kendimizi tiye alıyoruz.
Her şey bir müsamereyle başladı: biraz sahne, biraz heyecan, bolca ter. Salon doldu, kahkahalar büyüdü, bir şov yetmedi; ekstra şovlar koyduk, adı da hâliyle “Extra” oldu. Sonra açık mikrofon geceleri geldi, interaktif şovlar, özel gösteriler, turneler, neler neler…
Bir gün kendimizi Tokyo’da ve Seul’de Türkçe stand-up düzenlerken bulduk. En çok biz şaşırdık: Berlin’de bir sahnede başlayan iş buralara nasıl geldi, hâlâ tam çözebilmiş değiliz.
Berlin evimiz. Ama Türkçe komediyi yeni bir şehre götürmenin keyfi bambaşka: Viyana’da, Amsterdam’da, Lizbon’da, Stockholm’de aynı espriye aynı yerden gülen salonlar görmek bize hâlâ çok iyi geliyor.
Gel, bir şovda yan yana gülelim. Cesaretin varsa açık mikrofonda sahne de senin.
